Spor Bilimleri Derneği

AnasayfaDernek HakkındaÜyelikÇalışma GruplarıDuyurularSBD KongreBasın OdasıBağlantılarİletişimÜye Girişi

Bursaspor Çalıştayı

Bu çalıştayda;

Bursaspor’un şampiyonluk tecrübesi ile kendisi ve Anadolu kentleri için yüklendiği sportif ve deneyimsel işlevleri Türk futbolunun klasik ve güncel sorunları üzerinden müzakere edilecektir. Bir diğer deyişle süperligde sürdürülebilir başarının sosyolojik, sportif ve entelektüel temelleri Bursaspor örneği üzerinden tartışılacaktır.

Çalıştay Web Sayfası

ÇALIŞTAYA DAVET Futbol, sporun masum olmayan yanını en fazla yansıtan ve barındıran dalıdır. “Futbol, sadece futbol değildir” sözüyle büyük ölçüde anlatılmak istenen de budur. Alan kapma ve alan kapatma gibi futbol refleksleriyle toplumsal, hatta siyasal ilişki ve alışkanlıklar arasında büyük bir benzerlik vardır. Belki bu yüzden futbol birçok spor dalına nasip olmayan kitlesel bir ilginin odağı haline gelmiştir. Toprak sahaların yeşil sahalara, yeşil sahaların stadyumlara, stadyumların ise arenalarla sembolleşen elli bin kişilik, yüz bin kişilik endüstriyel fanuslara dönüşmesinde bu yaygın kitlesel ilginin büyük rolü vardır. Gelinen bu yeni aşama nedeniyle futbol artık kültür ve turizm, siyaset ve ekonomi, ahlak ve hukuk gibi toplumsal/ulusal ve uluslararası büyük kurumsal paydaşlara sahip olan devasa bir sektör haline gelmiştir.

Şimdi tüm dünya ülkeleri ile ulusal düzeyde tüm kentler bu sektörden pay alma yarışındadırlar. Bu yarışın önde gidenleri ise kronolojik olarak futbol geçmişi daha uzun olan ülke ve kuruluşlardır. Dolayısıyla futbolun büyük paydaşları bu kronolojik önceliğe sahip olanlar arasından ortaya çıkmıştır.

Dünyadaki bilinen örneklere karşılık Türkiye’de futbolun uzun geçmişi İstanbul takımları özelinde ortaya çıkar. O nedenle bu kronolojik öncelik üç İstanbul takımı için (Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray) büyük avantajlar ve ayrıcalıklar getirmiştir. 1959 yılında başlayan Türkiye Birinci Futbol ligi Süper lig adı altında devam eden süreç de dâhil olmak üzere nöbetleşe şampiyonluklarla Türk futbolunun büyük ve ayrıcalıklı paydaşlarını yaratmıştır. Trabzonspor’un 1976 yılındaki şampiyonluğu bu zincirde yeni bir halka gibi görünürken bu durum, işin ve işleyişin merkezinde büyük çapta değişikliğe yol açmamıştır. Nöbetleşe şampiyonluklarla yaratılan statüko Trabzonspor’un altı şampiyonluğuna rağmen Türk futbolu üzerindeki etki ve gücünü sürdürmüş; bu şampiyonluk İstanbul dışına çıkmamıştır.

Bursaspor’un 16 Mayıs 2010 yılındaki beklenilmeyen süper lig şampiyonluğu statüko için özel bir öneme sahip olmuştur. Türk futbolu için sarsıcı bir gelişme olarak tarihe geçen bu olay Bursaspor’un başarısından çok, statüko için bir özeleştiri konusu olarak algılanmıştır. Bursaspor ise zor olanı başarmış; koşulları (konjonktürü) kendi lehine çevirmesini bilerek yıllar sonra süper lig kupasını İstanbul dışına, Bursa’ya getirmiştir. Konjonktürü iyi değerlendiren Bursaspor statükonun hesapta olmayan aktörü olarak bütün dikkatleri üzerine çekmiştir.

Şampiyonluğun İstanbul dışına da gidebileceği düşüncesi Anadolu’daki futbol kentlerine umut telkin ederken statüko bu yeni başarı modelinin getirdiği doğrular üzerine değil, kendi yanlışları üzerine odaklandı. Şampiyonluğu son dakikalarda kaybeden taraftan yükselen “biz Bursaspor’u hesap etmedik” sözü ise belirtilen bağlamın özeleştiri söylemi olarak ortaya çıktı.

Şimdi olası yeni şampiyon adaylarını bekleyen önemli barajlardan biri bu dayanışmanın kendi içindeki felsefe ve güç birliğidir. Anadolu’dan şampiyon çıkarma düşüncesinin, İstanbul dışında yeni şampiyonluk talepleri ve heyecanlarının önünde işte böyle bir baraj yer almaktadır. Elbette konjonktürel şampiyonun da bu başarısını sürdürebilir hale getirme isteminin önündeki büyük engellerden biri de budur.

Ne var ki, Türk futbolunun önünde artık bir Bursaspor deneyimi vardır. Bu örnek şampiyonluğun İstanbul dışına gidebileceği düşüncesi için önemli bir veridir. Ama Bursaspor’un bir model olması için konjonktür üzerinden yakaladığı şampiyonluğun sürekli ve sürdürülebilir başarıya dönüşmesi gerekmektedir. Bunun için de konjonktürel başarının proje üzerinden hayata geçirilmesi, böylelikle sürdürülebilir bir deneyime dönüştürülmesi beklenir.

Bu çalıştayda;

Bursaspor’un şampiyonluk tecrübesi ile kendisi ve Anadolu kentleri için yüklendiği sportif ve deneyimsel işlevleri Türk futbolunun klasik ve güncel sorunları üzerinden müzakere edilecektir. Bir diğer deyişle süperligde sürdürülebilir başarının sosyolojik, sportif ve entelektüel temelleri Bursaspor örneği üzerinden tartışılacaktır. Türk futbolunun son dönemde yaşadığı sorunlar Federasyon, kulüpler ve taraftarlar bağlamında tartışılması ise bu çalışmanın ikinci önemli müzakere alanını teşkil edecektir.

Dernek Hakkında

Duyurular

Çalışma Grupları

Fotoğraf Galerisi

Kurumlar

Bağlantılar

Basın Odası

İletişim

Üyelik